Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 
11.Sınıf Endokrin Bezleri ve Salgıladıkları Hormonlar Konusuna Ait Çalışma Soruları
Soru 1. 1470

Aşağıdaki hormonlardan hangisi doğrudan hipotalamusun ürettiği bir salgı ile kontrol edilmez?

Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, endokrin sistemin temelini oluşturan hipotalamus-hipofiz aksı ve hormonların kontrol mekanizmaları hakkındaki bilgimizi ölçmektedir. Özellikle, hangi hormonun salgılanmasının *doğrudan* hipotalamustan gelen bir salgı (yani bir 'salgılatıcı' veya 'engelleyici' hormon) tarafından kontrol edilmediğini sormaktadır.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap **D) İnsülin**'dir. Bunun nedeni şöyledir:

İnsülin: Pankreasın Langerhans adacıklarındaki beta hücreleri tarafından üretilen bir hormondur. Temel görevi kan glikoz (şeker) seviyesini düşürmektir. İnsülin salgılanması, doğrudan kanda yükselen glikoz seviyesi (yani yemek sonrası kan şekerinin artması) tarafından uyarılır. Hipotalamusun ürettiği bir salgılatıcı veya engelleyici hormon ile *doğrudan* kontrol edilmez. Hipotalamus ve otonom sinir sistemi dolaylı yollarla (örneğin stres durumlarında) pankreasın hormon salgısını etkileyebilse de, insülinin birincil ve doğrudan düzenleyicisi metabolik bir faktör olan kan glikoz seviyesidir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

Diğer şıklar (A, B, C, E) ön hipofizden salgılanan hormonlardır ve bunların salgılanması doğrudan hipotalamusun ürettiği 'salgılatıcı' veya 'engelleyici' hormonlar tarafından kontrol edilir:

A) TSH (Tiroid Uyarıcı Hormon): Ön hipofizden salgılanır. Salgılanması, hipotalamustan gelen TRH (Tiroid Salgılatıcı Hormon) tarafından uyarılır.

B) ACTH (Adrenokortikotropik Hormon): Ön hipofizden salgılanır. Salgılanması, hipotalamustan gelen CRH (Kortikotropin Salgılatıcı Hormon) tarafından uyarılır.

C) FSH (Folikül Uyarıcı Hormon): Ön hipofizden salgılanır. Salgılanması, hipotalamustan gelen GnRH (Gonadotropin Salgılatıcı Hormon) tarafından uyarılır.

E) Prolaktin: Ön hipofizden salgılanır. Salgılanması, hipotalamustan gelen Dopamin (aynı zamanda PIH - Prolaktin İnhibe Edici Hormon olarak da bilinir) tarafından *engellenir*. Ayrıca PRH (Prolaktin Salgılatıcı Hormon) ile de uyarılabilir. Her iki durumda da hipotalamusun salgıladığı maddeler tarafından doğrudan kontrol edilir.

Bu nedenle, TSH, ACTH, FSH ve Prolaktin hipotalamusun salgılarıyla doğrudan kontrol edilirken, insülin doğrudan kan glikoz seviyeleri tarafından kontrol edilir.

Soru 2. 1357

Uzun süre su içmeyen ve buna bağlı olarak hipotalamustaki osmoreseptörleri uyarılan bir bireyde

I. Kan ozmotik basıncı azalır.

II. Kana salgılanan ADH miktarı artar.

III. Böbreklerde suyun geri emilimi artar.

fizyolojik durumlardan hangileri gözlemlenir?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, uzun süre su içmeyen bir bireyde dehidrasyon (su kaybı) sonucunda vücudun verdiği fizyolojik tepkileri anlamamızı istiyor. Özellikle, hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılmasıyla başlayan hormonal düzenleme (ADH salgısı) ve böbreklerin bu duruma nasıl tepki verdiği üzerine odaklanıyor. Temel olarak, vücudun su dengesini (osmoregülasyon) nasıl koruduğunu ve dehidrasasyona karşı savunma mekanizmalarını sorguluyor.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Uzun süre su içmeyen bir bireyde vücut su kaybetmeye devam ederken (solunum, terleme, idrar gibi yollarla) dışarıdan su alımı olmaz. Bu durum, kandaki su miktarının azalmasına ve buna bağlı olarak kanın ozmotik basıncının (yani kandaki çözünmüş madde yoğunluğunun) artmasına neden olur. İşte bu artan kan ozmotik basıncı, hipotalamusta bulunan osmoreseptörleri uyarır. Şimdi şıkları değerlendirelim:

II. Kana salgılanan ADH miktarı artar.
Hipotalamustaki osmoreseptörler uyarıldığında, hipotalamusun arka hipofiz bezini uyararak kana 'Antidiüretik Hormon' (ADH veya vazopressin) salgısını artırır. ADH, vücudun su kaybetmesini engellemek için önemli bir hormondur. Bu ifade doğrudur.

III. Böbreklerde suyun geri emilimi artar.
Kana salgılanan ADH, böbreklerdeki nefronların toplama kanalları ve distal tübüllerinin suya geçirgenliğini artırır. Bu durum, idrarla atılacak olan sudan daha fazlasının kana geri emilmesini sağlar. Böylece vücut su tasarrufu yapar, idrar miktarı azalır ve idrar daha yoğun hale gelir. Bu ifade de doğrudur.

Sonuç olarak, hem II. hem de III. öncül doğrudur. Bu da 'E' şıkkını doğru cevap yapar.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

I. Kan ozmotik basıncı azalır.
Bu ifade yanlıştır. Uzun süre su içilmediğinde, vücut su kaybeder ancak kandaki çözünmüş madde (tuzlar, üre vb.) miktarı aynı kalır veya göreceli olarak artar. Bu durum, kanın daha yoğun hale gelmesine, yani kan ozmotik basıncının *artmasına* neden olur. Hipotalamustaki osmoreseptörlerin uyarılması da zaten artan ozmotik basınca verilen bir tepkidir.

A) Yalnız I, B) Yalnız II, C) Yalnız III, D) I ve II
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, I. öncül yanlış olduğu için A ve D şıkları elenir. II ve III. öncüllerin ikisi de doğru olduğu için sadece B veya C şıkları (yalnızca birini içerenler) eksik kalır ve doğru cevabı yansıtmaz. Bu nedenle bu şıklar yanlıştır.

Soru 3. 961

Soluk borusunun üzerinde yer alan iki endokrin bez aşağıdaki şekilde harflerle gösterilmiştir.

Image

Buna göre

I. K bezinden salgılanan bir hormonun eksikliğinde kaslarda istemsiz kasılmalar görülebilir.

II. L bezinden salgılanan bir hormon, hücrelerin oksijenli solunum hızını ve vücut sıcaklığını artırır.

III. L bezi, kandaki kalsiyum miktarını düzenleyen antagonist hormonlar salgılar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevap: C

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, soluk borusu üzerinde yer alan iki önemli endokrin bez olan tiroit bezi ve paratiroit bezlerinin yapıları ve salgıladıkları hormonların işlevleri hakkında bilgi içermektedir. Görselde L ile tiroit bezi, K ile ise tiroit bezinin üzerinde veya içinde yer alan paratiroit bezleri gösterilmiştir. Soru, bu bezlerle ilgili verilen üç ifadenin doğruluğunu değerlendirmemizi istemektedir. Lise biyoloji müfredatında endokrin sistem ve hormonlar konusu kapsamındadır.\n\n

2. Doğru Cevabın Açıklaması

I. K bezinden salgılanan bir hormonun eksikliğinde kaslarda istemsiz kasılmalar görülebilir. K bezleri, paratiroit bezleridir. Bu bezler parathormon (PTH) salgılar. Parathormonun temel görevi kan kalsiyum seviyesini artırmaktır.  Eğer parathormon eksikliği olursa, kandaki kalsiyum seviyesi düşer (hipokalsemi). Düşük kan kalsiyumu, sinir hücrelerinin ve kas hücrelerinin uyarılabilirliğini artırır. Bu durum, kaslarda istemsiz, şiddetli ve sürekli kasılmalara yol açabilir. Bu duruma 'tetani' denir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

II. L bezinden salgılanan bir hormon, hücrelerin oksijenli solunum hızını ve vücut sıcaklığını artırır. L bezi, tiroit bezidir. Tiroit bezi, tiroksin hormonu (T3 ve T4) salgılar. Tiroksin, vücudun bazal metabolizma hızını düzenleyen ana hormondur. Metabolizma hızının artması, hücrelerde oksijenli solunumun (enerji üretimi) hızlanması anlamına gelir. Oksijenli solunumun hızlanmasıyla daha fazla enerji (ATP) üretilir ve bu süreçte ısı açığa çıkarak vücut sıcaklığının artmasına neden olur. Dolayısıyla bu ifade doğrudur. Her iki ifade de doğru olduğu için doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 4. 1429

Bir insanın kanındaki tiroksin hormonu miktarının artarak normal seviyenin üzerine çıkması sonucu aşağıdaki grafiklerde verilen değişimlerden hangisi gerçekleşmez?

Cevap: C

1. Sorunun Analizi

Soru, bir insanın kanındaki tiroksin hormonu miktarının artarak normal seviyenin üzerine çıkması (yani hiperTiroitizm durumu) sonucunda aşağıdaki grafiklerde verilen değişimlerden hangisinin *gerçekleşmeyeceğini* sormaktadır. Tiroksin hormonu, tiroit bezinden salgılanan ve vücudun bazal metabolizma hızını düzenleyen temel bir hormondur. Kandaki seviyesinin artması, vücutta bir dizi fizyolojik değişikliğe yol açar.

2. Şıkların Değerlendirilmesi

A) TSH miktarı değişimi: Kandaki tiroksin miktarının normalin üzerine çıkması, negatif geri bildirim mekanizması yoluyla hipotalamus ve hipofiz bezini uyarır. Bu uyarı sonucunda, hipofizden salgılanan TSH (Tiroit Stimüle Edici Hormon) miktarı azalır. Bu, beklenen ve gerçekleşen bir değişimdir.

B) Metabolizma hızı değişimi: Tiroksin hormonu, hücrelerin metabolik aktivitesini artırır. Bu da ATP üretimi, protein sentezi, glikoz kullanımı ve genel enerji harcamasının hızlanması anlamına gelir. Dolayısıyla, tiroksin artışı metabolizma hızında belirgin bir artışa neden olur. Bu, gerçekleşen bir değişimdir.

C) Vücut sıcaklığı değişimi: Metabolizma hızının artmasıyla birlikte, hücrelerdeki kimyasal reaksiyonlar hızlanır ve bu süreçlerde yan ürün olarak daha fazla ısı üretilir. Bu durum, vücut sıcaklığının yükselmesine (ateş hissi, terleme) neden olur. Dolayısıyla, tiroksin artışı vücut sıcaklığında bir *artışa* yol açar. Eğer C şıkkındaki grafik, vücut sıcaklığının *azaldığını* veya *sabit kaldığını* gösteriyorsa, bu değişim hiperTiroitizmde *gerçekleşmez*. Sorunun doğru cevabı C olduğuna göre, C şıkkındaki grafiğin vücut sıcaklığında artışa ters bir eğilim (azalma veya sabit kalma) gösterdiği varsayılmaktadır.

D) Kilo değişimi: Yüksek metabolizma hızı, vücudun enerji depolarını (yağ ve glikojen) daha hızlı kullanmasına yol açar. Genellikle iştah artışı gözlense de, enerji harcamasındaki büyük artış nedeniyle kilo kaybı sıkça görülür. Bu, gerçekleşen bir değişimdir.

E) Oksijen tüketimi değişimi: Metabolik hızın artması, hücrelerin enerji üretimi için daha fazla hücresel solunum yapması demektir. Hücresel solunum için de oksijen gereklidir. Bu nedenle, tiroksin seviyeleri arttığında vücudun genel oksijen tüketimi de artar. Bu, gerçekleşen bir değişimdir.

Sonuç olarak, tiroksin hormonu seviyesi yükseldiğinde vücut sıcaklığının artması beklenir. Bu nedenle, eğer C şıkkındaki grafik vücut sıcaklığının azaldığını veya sabit kaldığını gösteriyorsa, bu durum tiroksin artışının bir sonucu değildir ve bu değişim *gerçekleşmez*.

Soru 5. 1530

Aşağıda verilen hormonlardan hangisi, kan şekerinin düzenlenmesinde doğrudan görev almaz?

Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, vücudumuzdaki hormonların görevleri ile ilgilidir ve özellikle kan şekerinin (glukoz) düzenlenmesinde hangi hormonların doğrudan rol oynadığını bilip bilmediğimizi ölçmeyi amaçlamaktadır. Şıklar arasında verilen hormonlardan hangisinin kan şekeri dengelemesiyle doğrudan bir ilişkisi olmadığını bulmamız isteniyor.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap 'D) Parathormon'dur. Parathormon (PTH), paratiroid bezlerinden salgılanan bir hormondur ve temel görevi kan kalsiyum seviyesini düzenlemektir. Kan kalsiyum seviyesi düştüğünde salgılanır ve kemiklerden kalsiyum salınımını artırır, böbreklerden kalsiyum geri emilimini sağlar ve D vitamini aktivasyonu yoluyla bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırır. Bu mekanizmaların hiçbiri, doğrudan kan şekerinin düzenlenmesiyle ilgili değildir. Bu nedenle, Parathormon kan şekeri dengelemesinde doğrudan bir görev almaz.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Glukagon: Pankreasın alfa hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Kan şekeri düştüğünde salgılanarak karaciğerdeki glikojenin glikoza dönüştürülmesini (glikojenoliz) ve yeni glikoz üretimini (glukoneogenez) uyarır, böylece kan şekerini YÜKSELTİR. Kan şekerinin düzenlenmesinde doğrudan görev alır.

B) Kortizol: Böbrek üstü bezlerinin kabuk (korteks) kısmından salgılanan bir stres hormonudur. Karbonhidrat dışı kaynaklardan glikoz üretimini (glukoneogenez) artırarak, yağ ve protein yıkımını hızlandırarak kan şekerini YÜKSELTİR. Özellikle uzun süreli açlık ve stres durumlarında kan şekeri dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Kan şekerinin düzenlenmesinde doğrudan görev alır.

C) Adrenalin (Epinefrin): Böbrek üstü bezlerinin iç (medulla) kısmından salgılanan bir hormondur. 'Savaş ya da kaç' tepkisi sırasında salgılanır ve karaciğer ile kaslardaki glikojenin hızla glikoza dönüştürülmesini sağlayarak kan şekerini hızla YÜKSELTİR. Kan şekerinin düzenlenmesinde doğrudan görev alır.

E) İnsülin: Pankreasın beta hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Kan şekeri yükseldiğinde salgılanarak glikozun hücrelere alınımını sağlar, karaciğerde ve kaslarda glikojen olarak depolanmasını teşvik eder, böylece kan şekerini DÜŞÜRÜR. Kan şekerinin düzenlenmesinde doğrudan görev alır.

Soru 6. 1722

Pankreasta yer alan beta hücrelerinin yeterli düzeyde hormon salgılayamaması durumunda, bireyin kan plazmasındaki glikoz düzeyi ile dokulara geçen glikoz miktarlarındaki değişim hangi seçenekte doğru verilmiştir?

Cevap: B

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, pankreasta yer alan beta hücrelerinin temel görevi olan insülin salgılama fonksiyonunu yerine getirememesi durumunda, vücuttaki kan şekeri (glikoz) düzeyi ve dokuların bu glikozu kullanabilme kapasitesindeki değişimleri sorgulamaktadır. Temel olarak, diyabet hastalığının mekanizmasını anlamaya yönelik bir sorudur.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Pankreastaki beta hücreleri, kan şekeri seviyesini düşürmekle görevli olan insülin hormonunu üretir ve salgılar. İnsülinin başlıca görevleri şunlardır:

  • Kan plazmasındaki glikozun kas, yağ ve diğer vücut hücrelerine geçişini sağlamak.
  • Karaciğer ve kaslarda glikozun glikojen olarak depolanmasını teşvik etmek (glikojenez).
  • Glikozun yağ asitlerine dönüştürülmesini ve yağ olarak depolanmasını sağlamak.

Soruda belirtildiği gibi, beta hücreleri yeterli düzeyde hormon (insülin) salgılayamazsa, insülinin bu görevlerini yerine getiremediği bir durum ortaya çıkar. Bu durumda:

Kandaki Glikoz Düzeyi: İnsülin eksikliği nedeniyle glikoz hücrelere yeterince geçemez ve kan dolaşımında birikmeye başlar. Bu da kan plazmasındaki glikoz düzeyinin artmasına (hiperglisemi) neden olur.

Dokulara Geçen Glikoz Miktarı: İnsülin, birçok hücrenin (özellikle kas ve yağ hücreleri) glikozu kandan alabilmesi için bir nevi 'kapıyı açan anahtar' görevi görür. İnsülin yetersiz olduğunda, bu 'kapılar' yeterince açılmaz ve glikoz dokulara etkili bir şekilde giremez. Dolayısıyla, dokulara geçen glikoz miktarı azalır.

Bu açıklamalar ışığında, kan plazmasındaki glikozun artması ve dokulara geçen glikoz miktarının azalması doğru durumu yansıtır. Bu durum, Tip 1 diyabetin temel fizyopatolojisidir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Kandaki Glikoz → Azalır, Dokulara Geçen Glikoz → Artar: Bu durum, aşırı insülin üretimi veya insülin duyarlılığının çok yüksek olduğu durumlarda (hipoglisemiye yol açabilir) gözlemlenebilir, sorudaki durumun tam tersidir.

C) Kandaki Glikoz → Artar, Dokulara Geçen Glikoz → Değişmez: Kandaki glikozun artması doğru olsa da, insülin eksikliği dokuların glikoz alımını doğrudan etkiler ve azaltır. 'Değişmez' ifadesi yanlıştır.

D) Kandaki Glikoz → Azalır, Dokulara Geçen Glikoz → Değişmez: Her iki ifade de yanlıştır. Kan glikozu artar ve dokulara glikoz geçişi azalır.

E) Kandaki Glikoz → Artar, Dokulara Geçen Glikoz → Artar: Kandaki glikozun artması doğru olsa da, insülin eksikliği nedeniyle dokular glikozu etkin bir şekilde alamaz. Dolayısıyla dokulara glikoz geçişi artmaz, aksine azalır.

Soru 7. 1480

Bilgisayar başında üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasını heyecanla bekleyen Emre, kalp atışlarının hızlandığını ve soluk alışverişinin arttığını fark etmiştir. Bu durum, vücudundaki belirli bir hormonun etkisiyle ortaya çıkmıştır.

Buna göre bu hormonun fizyolojik etkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Soru, Emre'nin üniversite sınav sonuçlarını beklerken yaşadığı heyecan ve stresin yol açtığı fizyolojik tepkileri (kalp atışlarının hızlanması, soluk alışverişinin artması) açıklıyor. Bu durumun belirli bir hormonun etkisiyle ortaya çıktığını belirtiyor ve bu hormonun fizyolojik etkilerinden hangisinin yanlış olduğunu sormaktadır. Verilen belirtiler, vücudun 'savaş ya da kaç' tepkisini tetikleyen ve böbrek üstü bezinden salgılanan **adrenalin (epinefrin)** hormonunu işaret etmektedir. Bu hormon, vücudu acil durumlar için hızla hazırlar.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap D şıkkıdır. Adrenalin hormonu, vücudun acil durumlarda kullanabileceği enerji miktarını artırmak amacıyla kan şekerini yükseltir. Bunu yaparken, karaciğerdeki depolanmış glikojenin glikoza yıkımını (glikojenoliz) hızlandırır ve glikozun kana salınımını sağlar. Böylece kaslara ve beyne daha fazla enerji ulaşır. D şıkkında ise "Karaciğerdeki glikozlar glikojene dönüşerek kan şekerini dengeler" ifadesi yer almaktadır. Glikozun glikojene dönüşmesi (glikojenez) kan şekerini düşüren bir süreçtir ve genellikle insülin hormonu tarafından kontrol edilir. Adrenalin, kan şekerini düşürmek yerine *yükseltir*. Bu nedenle, D şıkkındaki ifade adrenalinin fizyolojik etkileriyle çelişmekte ve yanlıştır.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Bronşların genişlemesi ile solunum hızı artar: Adrenalin, solunum yollarındaki bronşları genişleterek (bronkodilatasyon) akciğerlere daha fazla oksijen girişini sağlar. Bu durum, artan enerji ihtiyacını karşılamak için solunum hızının artmasına yardımcı olur. Bu ifade doğru bir etkidir.

B) Gözbebeği büyür: Stres veya tehlike anında adrenalin, çevreyi daha iyi algılamak ve görsel uyarılara daha hızlı tepki vermek için göz bebeklerinin büyümesine (midriyazis) neden olur. Bu ifade doğru bir etkidir.

C) Sindirim sistemi faaliyetleri azalır: 'Savaş ya da kaç' tepkisi sırasında, vücut kaynakları (kan ve enerji) acil durumlar için daha kritik olan kaslara, kalbe ve beyne yönlendirilir. Bu nedenle, sindirim gibi acil olmayan sistemlerin faaliyetleri yavaşlatılır veya geçici olarak durdurulur. Bu ifade doğru bir etkidir.

E) Böbrekler ve deriye kan götüren damarlar daralır: Adrenalin, deriye, sindirim sistemine ve böbreklere giden kan damarlarını daraltarak (vazokonstriksiyon) kan akışını iskelet kasları, kalp ve beyin gibi acil durumlarda daha fazla kana ihtiyaç duyan organlara yönlendirir. Bu ifade doğru bir etkidir.

Soru 8. 1416

Aşağıda hipofiz bezinin ön lobundan salgılanan bazı hormonların hedef dokuları gösterilmiştir.

Image

Buna göre numaralandırılarak verilen hormonlardan hangisi yanlış adlandırılmıştır?

Cevap: A

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, hipofiz bezinin ön lobundan salgılanan hormonlar ve bu hormonların hedef dokuları arasındaki eşleşmelerden hangisinin yanlış olduğunu bulmamızı istemektedir. Verilen görselde hipofiz bezinin ön lobundan çıkan oklar ve bu okların işaret ettiği hedef organlar numaralandırılmıştır. Her numara için bir hormon adı verilmiş ve yanlış olanın bulunması beklenmektedir. Lise biyoloji müfredatında endokrin sistem ve hormonlar konusu kapsamında yer alan temel bilgilerle çözülebilecek bir sorudur.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap A şıkkıdır. Şıkları tek tek inceleyelim:

A) 1 → MSH: Görselde 1 numaralı ok 'Adrenal Korteks'i (böbrek üstü bezinin kabuk kısmı) işaret etmektedir. Adrenal korteksi uyaran hormon, Hipofiz ön lobundan salgılanan Adrenokortikotropik Hormon (ACTH) veya Kortikotropin'dir. MSH (Melanosit Uyarıcı Hormon) ise derideki melanosit hücrelerini etkileyerek melanin üretimini ve deri rengini düzenleyen bir hormondur. Primer hedefi adrenal korteks değildir. Dolayısıyla, 1 numaralı ok ile MSH eşleşmesi yanlıştır.
B) 2 → TSH: Görselde 2 numaralı ok 'Tiroit bezi'ni işaret etmektedir. Tiroit bezini uyaran hormon, Hipofiz ön lobundan salgılanan Tiroit Uyarıcı Hormon (TSH) veya Tirotropin'dir. Bu eşleşme doğrudur.
C) 3 → STH: Görselde 3 numaralı ok 'Kemik ve kaslar'ı işaret etmektedir. Kemik ve kaslar başta olmak üzere çoğu vücut hücresini etkileyerek büyümeyi sağlayan hormon, Hipofiz ön lobundan salgılanan Somatotropik Hormon (STH) veya Büyüme Hormonu (GH)'dur. Bu eşleşme doğrudur.
D) 4 → FSH: Görselde 4 numaralı ok 'Eşey bezleri'ni (testis ve yumurtalık) işaret etmektedir. Eşey bezlerini etkileyen hormonlar gonadotropinlerdir; bunlardan biri de Folikül Uyarıcı Hormon (FSH)'dur. FSH, eşey hücrelerinin üretimini ve eşey hormonlarının salgılanmasını uyarır. Bu eşleşme doğrudur. (Diğer gonadotropin LH da eşey bezlerini etkiler.)
E) 5 → LTH: Görselde 5 numaralı ok 'Süt bezleri'ni işaret etmektedir. Süt bezlerini uyararak süt üretimini sağlayan hormon, Hipofiz ön lobundan salgılanan Lüteotropik Hormon (LTH) veya Prolaktin (PRL)'dir. Bu eşleşme doğrudur.
Sonuç olarak, 1 numaralı hedef doku (Adrenal Korteks) ile MSH hormonu eşleşmesi hatalıdır. Adrenal korteksi uyaran hormon ACTH olmalıdır.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

B) 2 → TSH: Tiroit bezini TSH uyarır. Doğru eşleşmedir.

C) 3 → STH: Kemik ve kasların büyümesini STH (Büyüme Hormonu) sağlar. Doğru eşleşmedir.

D) 4 → FSH: Eşey bezlerini uyaran hormonlardan biri FSH'dir. Doğru eşleşmedir.

E) 5 → LTH: Süt bezlerinde süt üretimini LTH (Prolaktin) sağlar. Doğru eşleşmedir. Bu nedenle, yanlış adlandırılan hormon-hedef doku eşleşmesi A şıkkında verilmiştir." 

Soru 9. 1520

Hipofiz bezinden salgılanan bazı hormonlara ait özellikler aşağıda verilmiştir.

• X: Dişi bireylerde oogenezi uyarma

• Y: Dişi bireylerde yumurtanın yumurta kanalına geçişini sağlama

• Z: Süt bezlerinin gelişimini uyarma

Buna göre X, Y ve Z hormonlarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, hipofiz bezinden salgılanan bazı hormonların dişi üreme sistemi ve süt bezleri üzerindeki etkilerini tanımlayarak, bu etkilerin hangi hormonlara ait olduğunu doğru bir şekilde eşleştirmemizi istemektedir. Temel olarak hormonların görevlerini bilmeyi gerektiren bir eşleştirme sorusudur.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Soruda verilen özelliklere ve hormonların bilinen görevlerine bakalım:

X: Dişi bireylerde oogenezi uyarma: Oogenez, yumurta hücresinin oluşumu sürecidir. Bu süreç, yumurtalık foliküllerinin gelişimini içerir. Folikül Uyarıcı Hormon (FSH), dişi bireylerde yumurtalık foliküllerinin büyümesini ve olgunlaşmasını uyararak oogenezin başlamasını ve devam etmesini sağlar. Dolayısıyla X, **FSH**'dir.

Y: Dişi bireylerde yumurtanın yumurta kanalına geçişini sağlama: Bu olay, olgunlaşmış yumurta hücresinin yumurtalıktan serbest bırakılarak yumurta kanalına (fallop tüpüne) geçmesi, yani ovülasyon (yumurtlama) sürecidir. Luteinize Edici Hormon (LH) seviyesindeki ani artış (LH piki), ovülasyonu tetikleyen temel faktördür. Dolayısıyla Y, **LH**'dir.

Z: Süt bezlerinin gelişimini uyarma: Meme bezlerinin gelişimini ve laktasyonu (süt üretimini) sağlayan hormon Prolaktin'dir. Prolaktin, bazı kaynaklarda Luteotropik Hormon (LTH) olarak da geçer. Dolayısıyla Z, **LTH (Prolaktin)**'dir.

Bu eşleştirmelere göre: X → FSH, Y → LH, Z → LTH. Şıkları incelediğimizde, E şıkkı bu doğru eşleştirmeyi sunmaktadır: **X→FSH, Y→LH, Z→LTH**.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) X→LH, Y→FSH, Z→LTH: X (oogenez) FSH ile, Y (ovülasyon) LH ile ilişkilidir, bu şıkta görevler karıştırılmıştır.

B) X→LH, Y→LTH, Z→ACTH: X (oogenez) FSH olmalı, Y (ovülasyon) LH olmalı, Z (süt bezi gelişimi) LTH olmalı. ACTH (Adrenokortikotropik Hormon) böbrek üstü bezini uyarır, süt bezleriyle ilgisi yoktur.

C) X→FSH, Y→LH, Z→ACTH: X ve Y doğru eşleştirilmiştir, ancak Z (süt bezi gelişimi) LTH olmalıydı, ACTH değil.

D) X→LTH, Y→FSH, Z→LH: Tüm eşleştirmeler yanlıştır. X (oogenez) FSH olmalı, Y (ovülasyon) LH olmalı, Z (süt bezi gelişimi) LTH olmalıdır.

Soru 10. 792

Aşağıdaki bezlerden hangisi endokrin sistemin bir parçası olmayıp ekzokrin salgı üretir?

Cevap: A

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, öğrencilerin insan vücudundaki bez türlerini (endokrin ve ekzokrin) ve bunların işlevlerini ayırt etme yeteneğini ölçmektedir. Özellikle, endokrin sistemin bir parçası olmayan ve salgılarını bir kanal aracılığıyla dışarıya veya vücut boşluklarına bırakan (ekzokrin) bir bezi bulmaları istenmektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap olan A) Gözyaşı bezi, ekzokrin bir bezdir. Gözyaşı bezleri, gözyaşını (bir salgı) üretir ve bu salgıyı göz yüzeyine küçük kanallar (ductus lacrimalis) aracılığıyla boşaltır. Bu, ekzokrin bezlerin tipik çalışma prensibidir; salgılarını doğrudan kana değil, bir kanal sistemiyle dışarıya veya bir boşluğa verirler. Dolayısıyla, gözyaşı bezi endokrin sistemin bir parçası değildir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

B) Epifiz bezi: Melatonin hormonu salgılayan ve salgılarını doğrudan kana veren bir endokrin bezdir. Beyinde bulunur.

C) Tiroit bezi: Tiroit hormonları (T3 ve T4) ile kalsitonin hormonunu salgılayan, metabolizma ve kalsiyum dengesi üzerinde etkili olan önemli bir endokrin bezdir. Salgılarını doğrudan kana verir.

D) Hipofiz bezi: Vücuttaki birçok diğer endokrin bezi kontrol eden 'ana bez' olarak bilinen, çok sayıda hormonu (örneğin büyüme hormonu, TSH, ACTH) doğrudan kana salgılayan temel bir endokrin bezdir.

E) Adrenal bezler (Böbrek üstü bezleri): Böbreklerin üzerinde yer alan bu bezler, adrenalin, noradrenalin, kortizol gibi hayati hormonları salgılayarak stresi yönetme, metabolizma ve elektrolit dengesi gibi birçok fonksiyonda rol oynayan endokrin bezlerdir. Salgılarını doğrudan kana verirler.

Bu şıkların hepsi (B, C, D, E) endokrin sistemin önemli parçalarıdır ve hormonlarını doğrudan kana salgıladıkları için ekzokrin salgı üretmezler." 

BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒 🔒