Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  |  Biyoloji Hikayesi Duyuruları  |  Sitemizdeki Konular Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatına ve Öğrenme Çıktılarına Uygun Olarak Hazırlanmıştır.  |  Ders Kitabında Bulunan Ölçme ve Değerlendirmeler ile Yönergelerin Çözümlerine Konuların İçerisinden Ulaşabilirsiniz.  |  Soru Bankası Sayfamızdan Konular Bazında Oluşturacağınız Çoktan Seçmeli Testlerle Kendinizi Sınavlara Hazırlayabileceksiniz.  |  Maarif Modeli Temaları İçerisinde Bulunan Karekod Belgelerinin Çözümlenmiş Örneklerine Dokümanlar Sayfasından Ulaşabilirsiniz.  |  Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorulara Konu İçerisinden ve Sorular Menüsünden Ulaşabilirsiniz.  | 
11.Sınıf Duyu Organlarının Yapısı ve İşleyişi Konusuna Ait Çıkmış Soruları
11.Sınıf Duyu Organlarının Yapısı ve İşleyişi Konusuna Ait Çıkmış Soruları
Soru 1. 652
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Aşağıda işitme sürecinde görev alan bazı yapılar ve olaylar karışık olarak verilmiştir.

1. Salyangozdaki tüylü duyu hücrelerinin uyarılması

2. Ses dalgalarının kulak kepçesi tarafından toplanması

3. Üzengi kemiğinin oval pencereye basınç uygulaması

4. Elektriksel sinyallerin işitme siniriyle beyne iletilmesi

5. Kulak zarının titreşmesi ve çekiç, örs, üzengi kemiklerine aktarılması

Buna göre ses dalgalarının kulaktan girerek beyindeki işitme merkezine ulaşıncaya kadar izlediği yol aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevap: B

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, insan kulağındaki işitme sürecinin adımlarını ve bu adımların beyindeki işitme merkezine ulaşana kadarki doğru sırasını anlamamızı istiyor. Verilen beş olayı doğru kronolojik sıraya koymamız gerekiyor.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

İşitme süreci, ses dalgalarının toplanmasından, iç kulakta mekanik ve ardından elektriksel sinyallere dönüştürülüp beyne iletilmesine kadar karmaşık bir dizi olaydan oluşur. Doğru sıralama şöyledir:

2. Ses dalgalarının kulak kepçesi tarafından toplanması: İşitmenin ilk adımı, dış kulakta bulunan kulak kepçesinin çevredeki ses dalgalarını toplayarak kulak yoluna iletmesidir.

5. Kulak zarının titreşmesi ve çekiç, örs, üzengi kemiklerine aktarılması: Toplanan ses dalgaları kulak yolundan ilerleyerek kulak zarına çarpar ve zarın titreşmesine neden olur. Bu titreşimler, orta kulakta bulunan çekiç, örs ve üzengi adı verilen kemikçiklere mekanik olarak aktarılır ve şiddetlenir.

3. Üzengi kemiğinin oval pencereye basınç uygulaması: Orta kulak kemikçiklerinden en sonuncusu olan üzengi kemiği, iç kulağın başlangıcındaki oval pencereye titreşimleri (basıncı) iletir. Bu basınç, iç kulak sıvılarında dalgalanmalar oluşturur.

1. Salyangozdaki tüylü duyu hücrelerinin uyarılması: Oval pencereden gelen basınç dalgaları, iç kulakta salyangoz adı verilen yapının içindeki sıvılarda ilerler. Bu dalgalar, salyangozun içinde bulunan ve işitmeden sorumlu tüylü duyu hücrelerini (reseptörleri) fiziksel olarak uyarır. Bu uyarılma, hücrelerde elektriksel potansiyel değişimlerine yol açar.

4. Elektriksel sinyallerin işitme siniriyle beyne iletilmesi: Tüylü duyu hücrelerinde oluşan elektriksel potansiyeller, sinir hücreleri tarafından işitme sinirine (koklear sinir) dönüştürülür. Bu elektriksel sinyaller, işitme siniri aracılığıyla beyin sapından talamusa ve oradan da beynin temporal lobundaki işitme merkezine iletilir ve ses olarak algılanır.

Bu adımlar göz önüne alındığında, doğru sıralama 2 - 5 - 3 - 1 - 4 olur. Bu sıralama, B şıkkında verilmiştir.

Soru 2. 786
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Epitel doku vücudun dış yüzeyini, organların ve vücut boşluklarının iç yüzeyini kaplar.

Bu doku ile ilgili;

I. Hücrelerinin bölünme hızı oldukça yavaştır.

II. Hücreleri birbirine yakın yerleştiğinden hücreler arası boşlukları çok azdır ya da yoktur.

III. Kan damarları bulunmadığından ihtiyaç duyduğu maddeleri bağ dokudan difüzyonla sağlar.

ifadelerinden hangileri yanlıştır?

Cevap: A

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, epitel dokunun temel özelliklerini bilmeyi gerektiren, lise biyoloji müfredatından bir konuyu içermektedir. Epitel dokunun vücuttaki konumu (vücut dış yüzeyi, organ ve boşlukların iç yüzeyi) belirtildikten sonra, doku ile ilgili üç ifade verilmiş ve bu ifadelerden hangilerinin 'yanlış' olduğu sorulmuştur. Öğrenciden epitel dokunun hücre bölünme hızı, hücreler arası boşlukları ve kan damarı varlığı gibi kritik özelliklerini ayırt etmesi beklenmektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Soruda verilen ifadeleri tek tek değerlendirelim:
I. Hücrelerinin bölünme hızı oldukça yavaştır. Epitel doku, vücudun hem iç hem de dış yüzeylerini kapladığı için sürekli olarak aşınma, yıpranma ve dış etkenlere maruz kalır. Bu nedenle, hasar gören veya ömrünü tamamlayan hücrelerin yerini alacak yeni hücrelere ihtiyaç duyar. Örneğin, derimizdeki veya sindirim sistemimizdeki epitel hücreleri sürekli yenilenir. Bu da epitel hücrelerinin oldukça hızlı bölündüğü anlamına gelir. Dolayısıyla, 'bölünme hızı oldukça yavaştır' ifadesi yanlıştır.
II. Hücreleri birbirine yakın yerleştiğinden hücreler arası boşlukları çok azdır ya da yoktur. Epitel dokunun temel görevlerinden biri koruma ve bariyer oluşturmaktır. Bu görevi yerine getirebilmek için hücreleri birbirine çok sıkı bir şekilde bitişiktir ve aralarında yok denecek kadar az veya hiç hücreler arası boşluk bulunmaz. Bu durum, epitel dokunun geçirgenliğini düzenlemesini ve fiziksel bariyer oluşturmasını sağlar. Bu ifade doğrudur.
III. Kan damarları bulunmadığından ihtiyaç duyduğu maddeleri bağ dokudan difüzyonla sağlar. Epitel doku avaskülerdir, yani kendi bünyesinde kan damarı bulundurmaz. Epitel dokusunun altında genellikle kan damarlarından zengin olan bağ dokusu bulunur. Epitel hücreleri, yaşamsal faaliyetleri için gerekli olan besin maddelerini ve oksijeni, altındaki bağ dokusundan difüzyon yoluyla alır; atık maddeleri de aynı yolla bağ dokusuna verir. Bu ifade doğrudur.

Soru bizden yanlış olan ifadeleri bulmamızı istediği için, sadece I. ifade yanlıştır. Bu nedenle doğru cevap 'Yalnız I' yani A şıkkıdır.

Soru 3. 921
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Aşağıdakilerden hangisi kulağın yapısında yer almaz?

Cevap: C

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, insan kulağının anatomik yapısı hakkında bilgi seviyenizi ölçmektedir. Şıklarda verilen yapılar arasından hangisinin kulağa ait olmadığını, yani kulağın bölümlerinde yer almadığını bulmamızı istemektedir. Bu tür sorular, organların temel yapılarının ve işlevlerinin iyi bilinmesini gerektirir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap C şıkkı olan **Camsı cisim**'dir. Camsı cisim (vitreus cisim), gözün içinde, mercek ile retinanın arasını dolduran şeffaf, jel benzeri bir maddedir. Göze şeklini verir ve ışığın retinaya ulaşmasına yardımcı olur. Dolayısıyla, camsı cisim kulağın değil, gözün bir yapısıdır. Bu nedenle, kulağın yapısında yer almayan şık C'dir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

* **A) Oval pencere:** Orta kulaktaki çekiç, örs, üzengi kemiklerinden sonra üzengi kemiğinin tabanının oturduğu, iç kulak ile orta kulak arasında bir bağlantı noktasıdır. Ses titreşimlerinin iç kulağa iletilmesinde kritik rol oynar. Kulağın önemli bir parçasıdır.

* **B) Korti organı:** İç kulaktaki salyangoz (kohlea) yapısının içinde yer alan, işitme duyusunun temel reseptör organıdır. Ses titreşimlerini sinir uyarılarına çevirir. Kulağın hayati bir parçasıdır.

* **D) Timpanik kanal (Scala tympani):** İç kulakta, salyangozun (kohlea) alt kısmında bulunan ve perilenf sıvısı içeren bir kanaldır. İşitme olayında ses dalgalarının iletiminde rol oynar. Kulağın bir parçasıdır.

* **E) Yuvarlak pencere:** İç kulak ile orta kulak arasında yer alan, oval pencerenin altında bulunan, zarla kaplı bir diğer açıklıktır. Salyangozdaki sıvı hareketlerini dengeleyerek ses dalgalarının dağılmasını sağlar. Kulağın bir parçasıdır." }

Soru 4. 1402
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Koku alma olayıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, koku alma duyusunun fizyolojisi ile ilgili temel bilgileri sınamakta ve verilen ifadelerden hangisinin yanlış olduğunu bulmamızı istemektedir. Koku alma mekanizması, koku moleküllerinin algılanmasından beyne iletilmesine kadar olan süreçleri kapsar.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap 'D' şıkkıdır çünkü koku alma duyusu, diğer duyuların aksine beyne ulaşırken talamusa uğramadan doğrudan beyin kabuğundaki koku merkezine (birincil olfaktör korteks) iletilir. Diğer duyuların (görme, işitme, dokunma, tatma) sinyalleri beyin kabuğuna ulaşmadan önce talamusta bir sinaps (aktarım) yaparken, koku duyusu bu özel yolu kullanır. Bu özelliği, koku duyusunu diğerlerinden ayıran önemli bir biyolojik farklılıktır. Bu nedenle, 'Uyarılar, talamusa uğradıktan sonra beyin kabuğundaki koku merkezine iletilir' ifadesi yanlıştır.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Çözünen koku molekülleri, reseptörleri uyararak impuls oluşturur. Bu ifade doğrudur. Koku moleküllerinin koku reseptörlerine ulaşabilmesi ve onları uyarabilmesi için burun boşluğundaki mukus içinde çözünmeleri gerekmektedir.

B) Koku molekülleri, burun boşluğunun üst kısmındaki mukus içinde çözünür. Bu ifade doğrudur. Koku almaçları, burun boşluğunun üst kısmında yer alan sarı bölgede bulunur ve bu bölgeyi kaplayan mukus tabakasında koku molekülleri çözünerek reseptörlere ulaşır.

C) Koku alma duyusu, yorulduğu için aynı kokuya bir süre sonra tepki verilmez. Bu ifade doğrudur. Bu duruma 'duyusal adaptasyon' veya 'koku adaptasyonu' denir. Beyin, sürekli aynı kokuya maruz kaldığında bu kokuya karşı tepkisini azaltır veya keser. Bu sayede, çevredeki yeni veya potansiyel tehlikeli kokulara karşı duyarlı kalırız.

E) Koku reseptörleri, kemoreseptör adı verilen kimyasal uyarılara duyarlı hücrelerdir. Bu ifade doğrudur. Koku reseptörleri, kimyasal maddelerin varlığına tepki veren özel hücrelerdir ve bu nedenle kemoreseptörler olarak adlandırılırlar. Koku molekülleri de birer kimyasal maddedir.

Soru 5. 864
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Gözün yapısında yer alan bazı kısımlar ve görevleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, insan gözünün temel yapılarından bazılarını ve bu yapıların görevlerini sorgulamaktadır. Bize verilen eşleştirmelerden hangisinin yanlış olduğunu bulmamız isteniyor. Yani, gözün bir kısmının göreviyle ilgili yanlış bir bilgi içeren şıkkı tespit etmeliyiz.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Göz merceği (lens), göz bebeğinin hemen arkasında yer alan saydam bir yapıdır. Temel görevi, ışığı retinaya odaklayarak net bir görüntü oluşmasını sağlamaktır. Uzaktaki veya yakındaki nesnelere bakarken şekil değiştirerek (uyum sağlayarak) ışığın kırma gücünü ayarlar. Ancak göz bebeğinin büyüklüğünü doğrudan kontrol etmez. Göz bebeğinin (pupil) büyüklüğünü, irisin kasılıp gevşemesiyle iris kontrol eder. İris, göze giren ışık miktarını ayarlayan kaslı yapıdır. Bu nedenle, 'Göz merceği – Göz bebeğinin büyüklüğünü doğrudan kontrol eder' eşleştirmesi yanlıştır.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Kornea – Işığın ilk kırıldığı saydam tabakadır. Bu ifade doğrudur. Kornea, gözün en önündeki saydam tabakadır ve göze gelen ışığın büyük bir kısmını ilk kez kırarak gözün içine yönlendirir.

B) İris – Göze giren ışık miktarını ayarlayan kaslı yapıdır. Bu ifade doğrudur. İris, gözün renkli kısmıdır ve ortasındaki göz bebeğinin büyüklüğünü ayarlayan kas lifleri içerir. Böylece göze giren ışık miktarını kontrol eder.

C) Retina – Gözün arka kısmında bulunan ışığa duyarlı sinir tabakasıdır. Bu ifade doğrudur. Retina, göz küresinin arka iç yüzeyini kaplayan ve ışığa duyarlı fotoreseptör hücreleri (çubuk ve koni hücreleri) içeren sinir tabakasıdır. Görüntünün oluştuğu yerdir.

D) Görme siniri (optik sinir) – Işığın retinada oluşturduğu uyartıları beyne iletir. Bu ifade doğrudur. Retina üzerindeki fotoreseptör hücrelerin algıladığı ışık uyarıları, sinir hücreleri aracılığıyla görme sinirinde toplanır ve bu sinir aracılığıyla beyindeki görme merkezine iletilir.

Bu şıkların hepsi doğru eşleştirmeler içerirken, E şıkkı göz merceğinin görevini yanlış belirtmektedir.

Soru 6. 1429
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Bir bireyin cisme olan uzaklığı ile görüntü netliği arasındaki ilişki aşağıdaki grafikte göstermiştir.

Image

Buna göre bu bireyde aşağıdaki göz kusurlarından hangisinin bulunduğu söylenebilir?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, bir bireyin cisme olan uzaklığı ile gördüğü görüntünün netliği arasındaki ilişkiyi gösteren bir grafiği yorumlamamızı ve bu bireyde hangi göz kusurunun bulunduğunu belirlememizi istemektedir. Grafikte yatay eksen (X ekseni) cismin bireye olan uzaklığını (cm cinsinden), dikey eksen (Y ekseni) ise görüntünün netliğini (yüzde olarak) göstermektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Grafiği dikkatlice incelediğimizde, cismin bireyden uzaklığı arttıkça (yani cisim daha uzağa gittikçe) görüntünün netliğinin de sürekli olarak arttığını görmekteyiz. Örneğin, cisim 10 cm uzaktayken netlik yaklaşık %20 iken, 70 cm uzakta netlik %100'e ulaşmaktadır. Bu durum, bireyin uzak cisimleri yakın cisimlere göre çok daha net gördüğünü göstermektedir. Gözün uzak cisimleri net bir şekilde görebilme, ancak yakın cisimleri bulanık görme durumu 'Hipermetropluk' (uzağı iyi görme veya halk arasında 'ileri görüşlülük' olarak da bilinir) olarak adlandırılır. Hipermetropide, ışık ışınları retina üzerinde değil, retinanın arkasında odaklanır. Bu nedenle, grafikteki veriler 'Hipermetropluk' belirtisidir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Şaşılık: Gözlerin birbirine paralel olmaması ve farklı yönlere bakması durumudur. Görüntü netliğindeki bu tür bir uzaklık ilişkisiyle doğrudan bağlantılı değildir.

B) Katarakt: Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ve bulanıklaşması durumudur. Bu, genellikle genel bir bulanık görmeye yol açar ve uzaklığa bağlı olarak netlikte böyle bir iyileşme eğilimi göstermez.

C) Miyopluk: Yakın cisimlerin net, uzak cisimlerin ise bulanık görüldüğü göz kusurudur (nearsightedness). Grafiktekinin tam tersi bir durumu ifade ederdi; yani uzaklık arttıkça netliğin azalması gerekirdi.

D) Astigmatizm: Göz merceği veya korneanın düzensiz şekli nedeniyle ışık ışınlarının farklı açılardan farklı noktalara odaklanması sonucunda oluşan bir görme kusurudur. Hem yakın hem de uzak mesafelerde bulanık veya çarpık görmeye neden olabilir ancak grafikteki gibi uzaklıkla belirginleşen doğrusal bir netlik artışını doğrudan açıklamaz.

Bu analizlere göre, grafikteki verilerle en uyumlu göz kusuru Hipermetropluk'tur.

Soru 7. 910
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Bir öğrencinin göz muayenesinde tespit edilen cismin uzaklığı ile görüntü netliği arasındaki ilişki aşağıdaki grafikte gösterilmiştir.

Image

Buna göre aşağıdaki tespitlerden hangisi yapılamaz?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Soru, bir öğrencinin göz muayenesinde tespit edilen cismin uzaklığı ile görüntü netliği arasındaki ilişkiyi gösteren bir grafiği sunmaktadır. Grafikteki verilere dayanarak, gözdeki kusur hakkında yapılabilecek tespitlerden hangisinin **yapılamayacağını** bulmamız istenmektedir.
Grafiği incelediğimizde:

  • Cisim çok yakınken (örneğin 10-20 cm) görüntü netliği oldukça yüksektir (%90-95).
  • Cisim uzaklaştıkça (örneğin 30 cm'den 70 cm'ye) görüntü netliği hızla düşmektedir (%70'ten %10'a).

Bu durum, bireyin yakındaki cisimleri net görebildiğini, ancak uzaktaki cisimleri net görmekte zorlandığını açıkça göstermektedir. Bu, biyolojide **miyopi (uzağı görememe)** olarak bilinen görme kusurunun temel belirtisidir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap **E) Merceği ayarlamakla görevli kirpikli kaslar gevşemiştir.** ifadesidir. Bu tespit, grafikte verilen bilgilere bakılarak yapılamaz.
Açıklaması şöyledir:
Göz merceğinin şeklini değiştiren (kalınlığını ayarlayan) kirpikli kaslar, gözün farklı uzaklıklardaki cisimlere odaklanmasını, yani uyum yapmasını (akomodasyon) sağlar.

  • **Yakın cisimlere bakarken:** Kirpikli kaslar **kasılır**, mercek kalınlaşarak şişkinleşir ve ışınları daha fazla kırarak retinaya odaklar.
  • **Uzak cisimlere bakarken:** Kirpikli kaslar **gevşer**, mercek incelerek yassılaşır ve ışınları daha az kırarak retinaya odaklar.

Grafikte, öğrencinin yakın cisimleri (10-20 cm gibi) oldukça yüksek bir netlikle (%90'ın üzerinde) görebildiği gösterilmiştir. Bu, öğrencinin gözünün yakın cisimlere başarılı bir şekilde uyum yapabildiği anlamına gelir ve bu uyum için kirpikli kasların **kasılması** gerekir. Dolayısıyla, grafikteki tüm uzaklık aralığı için "kirpikli kaslar gevşemiştir" gibi genel bir yargıda bulunamayız. Kaslar, yakın cisimlere odaklanırken kasılı, uzak cisimlere odaklanırken ise gevşek durumdadır. Grafikteki veriler, gözün bu farklı kas durumlarında nasıl performans gösterdiğini gösterir, ancak kasların *sürekli* gevşek durumda olduğunu veya hangi noktada hangi kas durumunda olduğunu kesin olarak belirtmez. Özellikle yakın netliği yüksek olduğu için, kasların kasılma yeteneğinin de mevcut olduğu açıktır.

Soru 8. 1000
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Duyu reseptörleri ile yer aldıkları duyu organlarının eşleştirildiği bir tablo aşağıda verilmiştir.

Image

Tabloya göre reseptör çeşitlerinden hangileri yanlış yerleştirilmiştir?

Cevap: D

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, duyu reseptörlerinin çeşitleri ile bu reseptörlerin yer aldığı duyu organlarının doğru eşleştirmesini anlamamızı test etmektedir. Tabloda bazı eşleştirmeler yapılmış ve bizden yanlış olanları bulmamız istenmiştir. Duyu reseptörlerini mekanoreseptörler, kemoreseptörler ve fotoreseptörler olarak ayırıp, her birinin hangi organlarda bulunduğunu bilmemiz gerekmektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Şıkları tek tek inceleyelim:
Mekanoreseptörler: Mekanik etkilere (dokunma, basınç, titreşim, gerilme, ses) duyarlı reseptörlerdir. Kulakta işitme ve denge ile ilgili mekanoreseptörler bulunur (örn. tüy hücreleri). Deride de dokunma ve basınç mekanoreseptörleri vardır.
Kemoreseptörler: Kimyasal maddelere (koku, tat) duyarlı reseptörlerdir. Burun ve dilde bulunurlar.
Fotoreseptörler: Işık uyaranlarına duyarlı reseptörlerdir. Sadece gözde (retinada) bulunurlar.
Şimdi tablodaki numaralı eşleştirmeleri değerlendirelim:

I (Kemoreseptörler - Göz): Göz, ışık algılayan fotoreseptörleri barındırır. Kimyasal uyaranları algılayan kemoreseptörler gözde bulunmaz. Dolayısıyla, bu eşleştirme yanlıştır.

II (Mekanoreseptörler - Kulak): Kulak, ses dalgalarını algılayan ve vücut dengesini sağlayan mekanoreseptörlere sahiptir. Dolayısıyla, bu eşleştirme doğrudur.

III (Kemoreseptörler - Burun): Burun, koku moleküllerini algılayan kemoreseptörlere (koku reseptörleri) sahiptir. Dolayısıyla, bu eşleştirme doğrudur.

IV (Kemoreseptörler - Dil): Dil, tat alma tomurcuklarında kimyasal maddeleri algılayan kemoreseptörlere (tat reseptörleri) sahiptir. Dolayısıyla, bu eşleştirme doğrudur.

V (Fotoreseptörler - Deri): Deri, dokunma, basınç, sıcaklık, ağrı gibi uyaranları algılayan reseptörlere sahiptir ancak ışığı algılayan fotoreseptörlere sahip değildir. Fotoreseptörler sadece gözde bulunur. Dolayısıyla, bu eşleştirme yanlıştır.

Yanlış yerleştirilenler I ve V numaralı eşleştirmelerdir. Bu nedenle doğru cevap 'D) I ve V' şıkkıdır.

Soru 9. 907
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Göz ve burun için aşağıdaki özelliklerden hangisi ortaktır?

Cevap: E

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, göz ve burun gibi farklı duyu organlarının ortak özelliklerini bulmaya yöneliktir. Her bir şıkta belirtilen özelliğin hem göz hem de burun için geçerli olup olmadığını değerlendirmemiz gerekmektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

**E) Reseptörler eşik değer ve üzerindeki uyarıları algılar.**
Bu ifade, tüm duyu reseptörlerinin temel bir çalışma prensibini ortaya koyar. Bir duyu reseptörünün uyarılabilmesi ve bir sinir impulsu oluşturabilmesi için, uyarının belirli bir minimum şiddete (eşik değer) ulaşması gerekir. Eşik değerin altındaki uyarılar reseptör tarafından algılanmaz ve bir tepki oluşturmaz. Hem gözdeki fotoreseptörler (ışık için) hem de burundaki kemoreseptörler (koku için) için bu durum geçerlidir. Örneğin, çok zayıf bir ışığı veya çok hafif bir kokuyu algılayamayız çünkü uyarı eşik değerin altındadır. Bu nedenle, 'eşik değer ve üzerindeki uyarıları algılama' özelliği göz ve burun için ortak ve temel bir özelliktir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Uyarılar kemoreseptörler tarafından impulsa dönüştürülür: Bu ifade yanlıştır. Burundaki reseptörler kokuyu algılayan kemoreseptörlerdir (kimyasal uyaranlara duyarlı). Ancak gözdeki reseptörler ışığı algılayan fotoreseptörlerdir. Dolayısıyla bu özellik iki organ için ortak değildir.

B) Sarı nokta reseptörlerin yoğun olarak bulunduğu bölgedir: Bu ifade sadece göz için geçerlidir. Gözde sarı nokta (makula), görme reseptörlerinin (özellikle koni hücrelerinin) en yoğun bulunduğu ve net görüşün sağlandığı bölgedir. Burunda böyle bir yapı veya isimlendirme bulunmamaktadır.

C) Uzun süre aynı uyarıya maruz kalan reseptörler yorulur: Bu durum 'adaptasyon' olarak bilinir ve birçok duyu organında görülür. Burun, aynı kokuya uzun süre maruz kaldığında çok hızlı bir adaptasyon (yorulma) gösterir. Göz de sürekli aynı ışık şiddetine veya görüntülere maruz kaldığında belli bir adaptasyon sergiler. Bu ifade aslında genel olarak doğrudur ve her iki organ için de geçerlidir. Ancak E şıkkındaki 'eşik değer' prensibi, reseptörlerin çalışma mantığının en temel ve evrensel kuralı olduğu için, daha kapsayıcı bir ortak özellik olarak kabul edilir. İki doğru seçenek arasında en temel ve tartışmasız olanı E şıkkıdır.

D) İmpulslar talamusa uğrayarak beyin kabuğuna iletilir: Bu ifade yanlıştır. Gözden gelen görme impulsları talamusa uğradıktan sonra beyin kabuğundaki görme merkezine iletilir. Ancak burundan gelen koku impulsları **talamusa uğramadan doğrudan** beyin kabuğundaki koku merkezine iletilir. Koku duyusu, talamusa uğramayan tek duyudur. Dolayısıyla bu özellik iki organ için ortak değildir.

Soru 10. 656
(MEBİ AYT Tarama Testi)

Tat alma duyusu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: C

1. Sorunun İçeriği / Ne Sorduğu

Bu soru, tat alma duyusunun anatomisi ve fizyolojisi ile ilgili temel bilgileri sınamaktadır. Dilimizdeki tat tomurcuklarının yapısı, işleyişi ve tat algısının gerçekleşmesi için gerekli koşullar hakkında verilen ifadelerden hangisinin yanlış olduğunu bulmamız istenmektedir.

2. Doğru Cevabın Açıklaması

Doğru cevap olarak belirtilen **C seçeneği**, "Bir tat tomurcuğu yalnızca bir yada duyarlı reseptörler içerir." ifadesi **yanlıştır**. Güncel bilimsel bilgilere göre, bir tat tomurcuğu (yaklaşık 50-100 adet) içerisinde, farklı temel tatlara (tatlı, ekşi, tuzlu, acı, umami) duyarlı birden fazla tipte reseptör hücre bulunur. Yani, aynı tat tomurcuğu içerisinde hem tatlıya, hem acıya, hem de diğer tatlara yanıt verebilen reseptör hücreler yer alır. Bu durum, dilin farklı bölgelerinin belirli tatlara daha duyarlı olduğu (eski ve yanlış olan 'dil haritası' teorisi) fikrinin aksine, dilin herhangi bir bölgesinin hemen hemen tüm temel tatları algılayabileceğini gösterir.

3. Yanlış Şıkların Değerlendirilmesi

A) Tat alma tomurcukları, papilla adı verilen çıkıntılarda yer alır. Bu ifade doğrudur. Dilimizin yüzeyinde bulunan, farklı şekillerdeki (fungiform, sirkumvallat, foliat) papillaların (dil çıkıntıları) içinde veya kenarlarında tat tomurcukları bulunur. Filiform papillalar ise tat tomurcuğu içermez ve mekanik işlev görürler.

B) Tat tomurcuklarındaki reseptörler, tat alma sinirleriyle bağlantılıdır. Bu ifade doğrudur. Tat reseptör hücreleri, aldıkları kimyasal sinyali sinir impulsuna dönüştürerek, bu sinir uçlarıyla sinaps yapar ve bilgiyi beyne iletmek üzere N. Facialis (VII), N. Glossopharyngeus (IX) ve N. Vagus (X) gibi kranial sinirlerle bağlantılıdır.

D) Tat tomurcuklarının içerisinde epitel hücrelerden özelleşmiş tat reseptörleri bulunur. Bu ifade doğrudur. Tat reseptör hücreleri, aslında sinir hücresi değil, özelleşmiş epitel hücrelerdir. Yaklaşık 10-14 günde bir yenilenirler ve tat tomurcuğunun tabanındaki bazal hücrelerden köken alırlar.

E) Tadın alınabilmesi için besin maddelerinin tükürükte çözünmesi gerekir. Bu ifade doğrudur. Tat reseptörleri, ancak sıvı ortamdaki kimyasalları algılayabilir. Katı besin maddeleri tükürükte çözünerek kimyasal uyaranlara (tastantlara) dönüşür. Bu çözünmüş kimyasallar daha sonra tat tomurcuklarındaki reseptörlere ulaşarak tat algısını başlatır. Bu nedenle, ağzımız kuruduğunda tat almamız zorlaşır veya imkansız hale gelir.

BiyolojiHikayesi

Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!

Bilgilerimiz

Adres

Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın

Email

destek@biyolojihikayesi.com

Telefon

+90.555.608 59 45

Bülten

© Biyoloji Hikayesi. Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım: Biyoloji Hikayesi
Dağıtım: Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri 🔒 🔒