Vitaminler
► Genelde insan vücudunda üretilmeyen organik bileşiklerdir.
► Besinlerle hazır olarak vücuda alınırlar.

► Bitkiler tüm vitaminleri fotosentez ile sentezleyebilirler. Ancak insan ve hayvanlar sentezleyemedikleri için dışarıdan hazır olarak alırlar. (İnsanlar A ve D vitamini gibi vitaminleri Provitamin halinde öncü madde şeklinde alarak vücutlarında aktif A ve D vitaminlerine dönüştürebilirler.)
► Yapılarında C, H, O atomları bulunur. Bazılarında azotta bulunur. (Örneğin B grubu vitaminler gibi)
► Besinlerde monomer halde bulunurlar.Yani polimer ya da büyük moleküllü bileşikler değillerdir.
► Bu nedenle hidrolize uğramazlar. Daha küçük birimlere ayrışmazlar.
► Sindirilmeden kana karışırlar. Hücre zarından direk geçerler.
► Vitaminler;
♦ Hücrenin yapısına katılmazlar.
♦ Hücrelerde yapı birimi olarak kullanılmazlar.
♦ Hücresel solunumda enerji elde etmek için kullanılmazlar.(Hücrelerin enerji kaynakları; karbonhidrtatlar, yağlar ve proteinlerdir.)
► Canlıda metabolizmayı düzenleyici görev yaparlar.
► Hastalıklara karşı direnç oluştururlar.
► Enzimlerin yapısına koenzim olarak katılırlar. (Bu özelliklerinden dolayı düzenleyicidirler.)
► Bazı vitaminler enzimlerin koenzim kısımlarına katılarak iş görürler ve düzenleyici rol oynarlar.
► Günümüzde vitaminlerin kimyasal bileşimleri bilindiği için yapay olarak ta üretilebilirler.
► İnsanlar bazı vitaminleri Provitamin (öncü madde) olarak alır ve bazı yapılarda aktif vitaminlere dönüştürerek kullanır. Örneğin; Provitamin-A karaciğerde, Provitamin-D deride (güneş ışığının etkisi ile) aktifleştirilir ve kullanılabilir hale dönüştürülür.
► Vitaminlerin eksik ya da fazla alınması metabolik rahatsızlıklara yol açar. Her vitaminin metabolizmada kendine özgü bir etkisi vardır. Bu nedenle bir vitaminin eksikliği başka bir vitamin ile giderilemez.
► Vitaminler kolay bozulan bileşiklerdir.
► Yüksek sıcaklık, güneş ışığı, oksijenle temas, asit ve bazlar, metallerle temas, yüksek ısıda uzun süre pişirme yapılarını bozabilmektedir.
► Vitamin tabletlerinin koyu renkli şişelerde muhafaza edilmesinin nedeni ışıktan kolay etkilenmeleridir.
| İnsan kalın bağırsaklarında yaşayan bazı probiyotik bakteriler K ve B vitaminleri üretirler. Fazla antibiyotik kullanımı bu bakterilere zarar vererek vitamin eksikliğine neden olabilir. |
| Vitamin Çeşitleri | |
| Yağda Çözünen Vitaminler | Suda Çözünen Vitaminler |
| A, D, E ve K vitaminleridir. | B Grubu ve C vitaminleridir. |
| Yapılarında C, H ve O elementlerini taşırlar. | C, H ve O taşırlar. N taşıyanları da vardır. |
| Vücutta depolanabilirler. A, D, K Vitaminlerinin fazlası karaciğerde, E Vitamini ise daha çok yağ dokuda depolanır. | B12 Vitamini hariç vücutta depolanmazlar. Fazlası genellikle idrarla (böbrekler yoluyla) dışarı atılır. |
| Eksiklikleri geç hissedilir. | Eksiklikleri erken hissedilir. |
| Bağırsaklardan emilebilmeleri için yağlar gereklidir. | Suda çözündükleri için doğrudan emilirler. |
| Aşırı tüketilmeleri sonucunda vücutta birikir ve zehir etkisi yapabilirler. | Fazlası günlük atıldığından yeteri kadar alınmalıdır. Zehir etkisi yapmazlar. |
| A ve D vitaminleri Provitamin şeklinde inaktif olarak vücuda alınır. Provitamin-A karaciğerde, Provitamin-D güneş ışığının etsiyle deride aktifleşir. | Tamamı aktif olarak alınır ve kullanılır. |

A, D, E ve K vitaminleridir.
1. A Vitamini
► Suda çözünemez. Ancak eter, kloroform, benzen gibi maddelerde çözünür.
► Provitamin olarak (vitamin öncüsü) karotenlerde (havuç gibi) bol bulunur. Karotenler provitamin olarak ince bağırsakta emilir.
► Provitamin-A; karaciğerde A vitaminine dönüştürülerek fazlası depo edilir.
► Uzun süre yüksek dozda alınması vücutta zehirlenme yapar. Bu durumda deri, avuç içi ve ayak tabanları sarı bir renk alır.
► Eksikliği yetişkinlerde bir yıldan sonra görülmeye başlar. Eksikliğinde gece körlüğü, vücut direncinde azalma, deride kuruma ve pullanma, kemik ve diş gelişiminde sorunlar görülebilir.
2. D Vitamini
► Suda çözünemeyen bir vitamindir.
► Güneş ışınlarının etkisiyle deri hücrelerinde üretilen bir öncü bir madde karaciğer ve böbreklerde aktifleştirilerek D vitaminine dönüştürülür.
► Uzun süre yüksek dozda alındığında; kanda Ca miktarı artar, damar sertliği, böbrek taşı oluşumu ve vücutta kireçlenmeler görülür.
► Çünkü D vitamini Ca ve P'nin ince bağısaklardan emilimi sağlar. Ayrıca idrarla Ca ve P'nin atılımını azaltır. Ca'nın kandan kemik ve dişlere geçerek depolanmasını sağlar. (Tiroit bezinin salgıladığı Kalsitonin Hormonu ile birlikte yapar.
► D vitamini eksikliğinde;
Çocuklarda; Raşitizm (uzun kemiklerde eğrilikler durumu)
İleri yaşlarda; Osteoporoz (kemik erimesi) ve Osteomalazi (Kemiklerde Yumuşama) görülür.
► Raşitizm özellikle süt çocuklarında çok görülür.
► D Vitamininin Doğal Kaynakları;
♦ Balık yağında bol miktarda bulunur.
♦ Yumurta Sarısı
♦ Karaciğer
♦ Süt ve tereyağı doğal D vitamini kaynaklarıdır.
3. E Vitamini
► Doymamış yağ asitlerinin (bitkisel sıvı yağlarda ve balık yağında bulunur) oksitlenmesini (oksijenle reaksiyona girme) önler.
► Oksijen ile bozulmayı önleyen antioksidan özelliğinden dolayı hücre yenilenmesini ve hücrenin daha uzun süre yaşamasını sağlar.
► Yani hücrelerin genel sağlığını korur.
► Vücutta kontrolsüz hücre bölünmesini önleyerek tümör oluşumunu engeller.
► Alzheimer hastalığını yavaşlatan önemli bir vitamindir.
► Eksikliğinde; kısırlık (üreme sistemlerinde aksama), karaciğer hastalıkları, kas yorgunluğu vb. sorunlar görülür.
► En önemli doğal kaynakları;
♦ Bitkisel yağlar
♦ Yeşil yapraklı sebzeler
♦ Yağlı tohumların embriyo kısmı (fındık, badem, ceviz gibi)
♦ Kuru baklagillerdir. (Mercimek, nohut, fasulye vb.)
4. K Vitamini
► Yaralanma anında kanın pıhtılaşmasını sağlayan özel proteinlerin sentezi için gerekli bir vitamindir.
► Suda çözünmez, yağda çözünür.
► Eksikliğinin en önemli belirtisi kanayan bir dokudan kan kaybını önleyen pıhtılaşmanın olmaması ve kanamanın durdurulamamasıdır.
► Bu durumda doktor kontrolünde K vitamini takviyesi yapılır.
► Eksikliği insanlarda pek görülmez. Çünkü kalın bağısaklarda bakteriler tarafından da sentezlenen bir vitamindir.
► Fazla antibiyotik kullanımında bu bakteriler zarar görür ve eksikliği daha fazla yaşanır.
► En önemli doğal kaynakları;
♦ Yeşil yapraklı sebzeler
♦ Karnabahar, marul, lahana ve ıspanak
♦ Sığır karaciğeri
► B Grubu ve C vitaminleridir.
1. B Grubu Vitaminler
► En önemlileri B1, B2, B3, B5, B6, B7, B9 (Folik Asit) ve B12 (Kobalamin) vitaminleridir.
► Vücutta depo edilmezler. Fazlası idrar ve ter yoluyla dışarı atılır.
► B12 (Kobalamin) vitamini diğer B grubu vitaminlerden farklı olarak; sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Suda çözünen vitaminlerden depolanabilen tek vitamindir. Fazlası karaciğerde depo edilir. Eksikliğinde; halsizlik, kansızlık ve sinirlilik durumları görülür. Çünkü; görevi alyuvar üretimini sağlayan kırmızı kemik iliği hücrelerini uyarmaktır.
► Her gün düzenli ve taze olarak yeteri kadar alınmalıdırlar.
► Çoğunluğu metabolizmada enzimlerin yapısına koenzim olarak katılarak düzenleyici görev yapar.
♦ Vejeteryan diyet uygulayan
♦ Mide ameliyatı geçiren
♦ Aşırı alkol tüketen
♦ Şeker (diyabet) hastalarında B vitamini eksiklikleri fazla görülür.
► Eksikliklerinde;
♦ Pellegra (Psikolojik sorunlar, kansızlık, ishal, cilt ve ağız içinde yaralar görülür)
♦ Beriberi (Sinir sistemi rahatsızlığı, yürüme bozukluğu, kas erimesi ve reflekslerin kaybolması ile ödem)
♦ Anemi (Kansızlık) durumları sıkça görülür.
► En Önemli Doğal Kaynakları;
♦ Tavuk eti, balık, yağsız et ve sakatatlar (Beyin, yürek, böbrek, karaciğer gibi)
♦ İşlenmemiş tahıllar (Buğday, yulaf vb.)
♦ Kuruyemişler (Fındık, ceviz, yerfıstığı vb)
♦ Kepekli ekmek
2. C Vitamini
► Yüksek oranda suda çözünebilir.
► İnsan vücudunda sentezlenemediği için besinlerle alınması zorunludur.
► Olumsuz koşullardan en çok etkilenen vitamindir.
► Günlük olarak taze alınmalıdır. Fazlası idrar ve terle uzaklaştırılır.
► Eksikliğinde;
♦ Skorbüt (Diş etlerinde çekilme ve kanama)
♦ Vücut direncinde ve bağışıklıkta azalma (hastalıklara karşı direnç azalır, kişi sık hastalanır)
♦ Yaralarda geç iyileşme gibi durumlar görülür.
► Besinlerdeki C vitamini kaybını önlemek için bazı durumlara dikkat edilmesi gerekir.
► Besinlerin hazırlanması, pişirilmesi, bekletme süreleri ve muhafaza yöntemlerine dikkat edilmelidir.
► Sebze ve meyvelerde bol miktarda C vitamini bulunur.
Konuya Ait Çıkmış Sorular
Vitaminlerle ilgili,
I. Yağda çözünen vitaminler vücutta depolanabildiklerinden fazla miktarda alındıklarında olumsuz bir etki göstermezler.
II. Bazı vitaminler koenzim olarak işlev görebilirler.
III. Vücutta enerji depoları tükendiğinde vitaminler, enerji elde etmek için kullanılabilirler.
IV. Bütün canlılar, ihtiyaç duydukları vitaminleri sentezleyebilirler.
V. Öncül madde olarak alınan bazı vitaminler vücutta aktifleştirilebililer.
İfadelerinden hangileri doğrudur?
(2013-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))
A. I ve IVDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Konu İle İlgili Sorular
Vitaminler, büyüme, gelişme, metabolik fonksiyonlar ve yaşamın sürdürülmesi için yeterli miktarda alınması gereken organik bileşiklerdir. Çoğu vitamin vücut tarafından üretilemez, bu nedenle besinler yolu ile alınmaları gerekir. Her vitaminin spesifik biyolojik işlevi ve eksiklik durumunda ortaya çıkan klinik tablosu farklıdır. Ayrıca aşırı vitamin alımı da toksik etkiler doğurabilir. Bazı vitaminlerin eksiklik belirtileri kısa sürede ortaya çıkarken, bazılarının belirtileri ise çok daha geç sürede fark edilir.
A, D, E ve K vitaminlerinin hangi çeşit vitamin grubuna ait olduğunu belirtiniz. Bu grup vitaminlerin eksiklik belirtilerinin vücutta geç ortaya çıkmasının nedenini açıklayınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
🔹 A, D, E ve K vitaminleri hangi gruba girer?: Bu vitaminler yağda çözünen vitaminler grubuna aittir.
🔹 Eksiklik belirtilerinin geç ortaya çıkma nedeni: Yağda çözünen vitaminler, vücutta karaciğerde ve yağ dokuda depolanabilir. Depolandıkları için kısa süreli yetersizlikte hemen eksiklik belirtileri görülmez. Vücuttaki depolar tükendikten sonra belirtiler ortaya çıkar.
✅ Sonuç: A, D, E, K vitaminleri → yağda çözünen vitaminlerdir. Eksiklik belirtileri geç ortaya çıkar çünkü bu vitaminler vücutta depolanır. 👉 Yani suda çözünen vitaminlerde (B ve C) eksiklik daha çabuk fark edilirken, yağda çözünenlerde bu durum daha geç olur.
Vitaminler; sağlıklı büyüme, gelişme ve yaşamın devamlılığı için gerekli organik moleküllerdir. Vücudun ihtiyacını karşılamaya yetecek kadar alınmadıklarında bazı fonksiyon bozuklukları ve metabolik rahatsızlıklar oluşabilir.
Bazı vitaminlerin görevleri aşağıda belirtilmiştir.
Görevleri verilen vitamin çeşitlerinin adlarını yazınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
Çok güzel bir eşleştirme sorusu 👌 Şimdi verilen görevlerden vitaminleri bulalım:
1. “Güçlü bir antioksidan vitamindir. Hücre zarını ve diğer yağ yapıdaki bileşenleri toksik bileşiklerin etkilerine karşı korur.” 👉 Bu görev E vitamini’ne aittir.
2. “Cildin, bağ dokularının, kemiklerin ve dişlerin temel yapısal proteini olan kolajenin sentezinde görev alır. Enfeksiyonlara karşı vücudun savunmasını güçlendirir.” 👉 Bu görev C vitamini’ne aittir.
3. “Kanın pıhtılaşma faktörlerini aktive ederek kan kaybını önleyen ve kemiklere kalsiyumun bağlanmasını sağlayarak kemik yoğunluğunu artıran lipit yapılı moleküllerdir.” 👉 Bu görev K vitamini’ne aittir.
✅ Sonuç: E vitamini → Antioksidan, hücre zarını korur. C vitamini → Kolajen sentezi, bağışıklık desteği. K vitamini → Kanın pıhtılaşması, kemik sağlığı.
Vitaminlerle ilgili,
I. Yağda çözünen vitaminler vücutta depolanabildiklerinden fazla miktarda alındıklarında olumsuz bir etki göstermezler.
II. Bazı vitaminler koenzim olarak işlev görebilirler.
III. Vücutta enerji depoları tükendiğinde vitaminler, enerji elde etmek için kullanılabilirler.
IV. Bütün canlılar, ihtiyaç duydukları vitaminleri sentezleyebilirler.
V. Öncül madde olarak alınan bazı vitaminler vücutta aktifleştirilebililer.
İfadelerinden hangileri doğrudur?
(2013-Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS))
A. I ve IVDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: B
Açıklaması:
Bu soru, vitaminlerin temel özellikleri, vücuttaki işlevleri, depolanması ve sentezi hakkında bilgi düzeyinizi ölçmektedir. Her bir ifadeyi dikkatlice değerlendirerek doğruluğunu belirlemek gerekmektedir.
I. Yağda çözünen vitaminler vücutta depolanabildiklerinden fazla miktarda alındıklarında olumsuz bir etki göstermezler.: Bu ifade yanlıştır. Yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K) vücutta depolanabilirler. Ancak, bu depolanma kapasitesi, fazla miktarda alındıklarında toksik seviyelere ulaşmalarına (hipervitaminoz) ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açmalarına neden olabilir. Örneğin, A ve D vitaminlerinin aşırı alımı zehirlenmelere neden olabilir.
II. Bazı vitaminler koenzim olarak işlev görebilirler.: Bu ifade doğrudur. Özellikle B grubu vitaminlerinin çoğu (örn: B1, B2, B3, B5, B6, B9, B12), enzimlerin işlev görmesi için gerekli olan koenzimlerin veya koenzim öncüllerinin yapısına katılırlar. Bu sayede metabolik reaksiyonlarda önemli roller oynarlar (örneğin, FAD ve NAD+ gibi).
III. Vücutta enerji depoları tükendiğinde vitaminler, enerji elde etmek için kullanılabilirler.: Bu ifade yanlıştır. Vitaminler, düzenleyici moleküllerdir ve doğrudan enerji kaynağı olarak kullanılmazlar. Enerji, karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden elde edilir. Vitaminler, bu besin maddelerinin enerjiye dönüştürülmesi süreçlerinde koenzim olarak görev alarak metabolizmayı desteklerler ancak kendileri enerji vermezler.
IV. Bütün canlılar, ihtiyaç duydukları vitaminleri sentezleyebilirler.: Bu ifade yanlıştır. Canlıların vitamin sentezleme yetenekleri türden türe büyük ölçüde değişir. Örneğin, insanlar C vitaminini sentezleyemez ve dışarıdan almak zorundadır. Bitkiler genellikle ihtiyaç duydukları vitaminlerin çoğunu sentezleyebilirken, hayvanlar birçok vitamini sentezleyemezler ve diyetlerinden almaları gerekir.
V. Öncül madde olarak alınan bazı vitaminler vücutta aktifleştirilebililer.: Bu ifade doğrudur. Bazı vitaminler (provitaminler) aktif olmayan öncül formlarda alınır ve vücutta enzimatik reaksiyonlar sonucunda aktif formlarına dönüştürülür. Örneğin, beta-karoten, vücutta A vitaminine dönüştürülen bir provitamindir. Benzer şekilde, D vitamini de ciltte sentezlendikten veya besinlerle alındıktan sonra karaciğer ve böbreklerde aktif formuna dönüştürülür.
Biyoloji dersinde öğrenciler, vitaminler konusunda öğrendikleri bilgileri pekiştirmek için oyun kartları tasarlamıştır. Tasarladıkları oyun kartlarında vitaminler ile ilgili sadece bir ipucu verilmektedir. Sonrasında oyun kartını seçen öğrenciden bu vitamini tahmin edip onun eksikliğinde oluşabilecek hastalıkları söylemesi istenmektedir. Oyun kartlarından iki tanesine ait görsel aşağıda verilmiştir.

1 ve 2 numaralı kartlardaki ipuçlarından yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. 1 ve 2 numaralı kartlarda bilgileri verilen vitaminler hangileridir?
2. Bu kartlarda verilen bilgilere göre belirlediğiniz vitaminlerin eksikliği insan vücudunda hangi rahatsızlıklara yol açabilir?
3. Bu kartlarda verilen bilgilere göre belirlediğiniz vitaminler ile ilgili iki ortak özellik yazınız.
Doğru Cevap İçin Tıklayınız...
Açıklaması:
1. Kart → “Sindirim sistemindeki bakteriler tarafından üretilir ve yağda çözünür.”
Bu özellik K vitamini’ne aittir. Eksikliğinde: Kanın pıhtılaşması gecikir, küçük yaralanmalarda bile uzun süre kanama olabilir.
2. Kart → “Kuvvetli bir antioksidandır ve suda çözünür.” Bu özellik C vitamini’ne aittir. Eksikliğinde: Skorbüt hastalığı görülür (diş eti kanamaları, yaraların geç iyileşmesi, bağ dokusu zayıflığı).
3. Ortak Özellikler: Her ikisi de vücudun sağlıklı çalışması için mutlaka dışarıdan alınması gereken organik bileşiklerdir. Her ikisi de eksikliklerinde ciddi hastalıklara yol açar (K vitamini → pıhtılaşma bozukluğu, C vitamini → skorbüt).
✅ Sonuç
Vitaminler: Kart 1 → K vitamini Kart 2 → C vitamini
Eksiklik hastalıkları: K vitamini eksikliği → kanın geç pıhtılaşması C vitamini eksikliği → skorbüt
Ortak özellikler: Her ikisi de vücut için zorunlu organik bileşiklerdir. Eksiklikleri sağlık sorunlarına yol açar.
Ayşe'de vitamin eksikliğine bağlı olarak kanın damar dışında geç pıhtılaştığı gözlenmiştir.
I. D vitamini eksikliği
II. E vitamini eksikliği
III. Uzun süre antibiyotik kullanımı
IV. K vitamini eksikliği
Bunun sebebi yukarıdakilerden hangileri olabilir?
A. Yalnız IIIDoğru Cevap İçin Tıklayınız...
Doğru Cevap: D
Açıklaması:
Ayşe'de vitamin eksikliğine bağlı olarak kanın damar dışında geç pıhtılaştığı gözlenmiştir. Bu durum, kanın pıhtılaşma mekanizmasında bir aksaklık olduğunu göstermektedir. Kanın pıhtılaşması, vücudu kan kaybından koruyan karmaşık bir süreçtir ve birçok pıhtılaşma faktörünün (proteinler) ve vitaminlerin koordineli çalışmasını gerektirir. Özellikle bazı vitaminler, bu pıhtılaşma faktörlerinin sentezi veya aktivasyonu için hayati öneme sahiptir. Soru, bu gecikmenin olası nedenlerini belirlememizi istemektedir.
I. D vitamini eksikliği: D vitamini temel olarak kalsiyum ve fosfat metabolizmasında, kemik sağlığında ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarında rol oynar. Kanın pıhtılaşması üzerinde doğrudan ve belirgin bir etkisi yoktur. Dolayısıyla, D vitamini eksikliği kanın geç pıhtılaşmasına neden olmaz.
II. E vitamini eksikliği: E vitamini güçlü bir antioksidandır ve hücre zarlarını serbest radikal hasarından korur. Yüksek doz E vitamini, trombosit agregasyonunu (birleşmesini) inhibe ederek kanı inceltici bir etki gösterebilir ve kanama riskini artırabilir. Ancak eksikliği, kanın geç pıhtılaşmasına neden olan birincil bir faktör olarak kabul edilmez; daha çok nörolojik sorunlar veya hemolitik anemi ile ilişkilidir.
III. Uzun süre antibiyotik kullanımı: Uzun süreli ve geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, bağırsaklardaki normal bakteri florasını (mikrobiyota) bozabilir. Bağırsak bakterileri, vücudun ihtiyaç duyduğu K vitamininin önemli bir kısmını sentezler. Bu sentezin bozulması, dolaylı olarak K vitamini eksikliğine yol açabilir. K vitamini eksikliği ise kanın pıhtılaşmasında görevli birçok faktörün (Faktör II, VII, IX, X gibi) karaciğerde sentezi ve aktivasyonu için elzem olduğundan, kanın geç pıhtılaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, uzun süre antibiyotik kullanımı kan pıhtılaşmasını geciktirebilir.
IV. K vitamini eksikliği: K vitamini, kanın pıhtılaşma sürecinde hayati bir rol oynar. Karaciğerde sentezlenen ve pıhtılaşma faktörleri olan protrombin (Faktör II), Faktör VII, Faktör IX ve Faktör X'in aktif hale gelmesi için K vitamini gereklidir. Bu faktörler, K vitamini bağımlı gama-karboksilasyon adı verilen bir modifikasyondan geçer. K vitamini eksikliği durumunda, bu faktörler işlevsel olmayan formlarda kalır, bu da kanın pıhtılaşma yeteneğini ciddi şekilde bozar ve kanın geç pıhtılaşmasına veya aşırı kanamaya yol açar.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, kanın damar dışında geç pıhtılaşmasının sebepleri arasında uzun süre antibiyotik kullanımı (III) ve K vitamini eksikliği (IV) bulunmaktadır. Uzun süre antibiyotik kullanımı, K vitamini eksikliğine yol açarak pıhtılaşmayı geciktirebilir. K vitamini eksikliği ise doğrudan pıhtılaşma faktörlerinin aktivasyonunu engelleyerek bu duruma neden olur. Bu nedenle doğru seçenek III ve IV'ü içeren D şıkkıdır.
Öğrencilerimizin TYT (Temel Yeterlilik Testi) ve AYT (Alan Yeterlilik Testi) gibi sınavlara hazırlanırken kullanabilecekleri bilgileri sunuyoruz. Biyoloji konularında güçlü bir temel oluşturmak ve sınav başarınızı artırmak için doğru adrestesiniz!
Hasanefendi - Ramazan Paşa Mah.1921 Sok.No:24/A Efeler-Aydın
destek@biyolojihikayesi.com
+90.555.608 59 45
©
Biyoloji Hikayesi.
Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım:
Biyoloji Hikayesi
Dağıtım:
Rolpa Bilişim Pazarlama Yönetim Sistemleri
🔒
🔒